BAŞARI ÖYKÜLERİMİZ
;
KIRAÇA
ŞİRKETLER TOPLULUĞU BİLGİ SİSTEMLERİ YÖNETİCİSİ
SAYIN HAKAN AKMERİÇ İLE SÖYLEŞİ
SORU
Sayın Hakan Akmeriç, bize Kıraça Topluluğu’ndan kısaca
söz eder misiniz?
YANIT
1998 yılının Nisan ayından bu yana Kıraça Şirketler
Topluluğu olarak anılmaya başlanan ve bugün itibariyle 14
şirketten oluşan topluluğumuzu fonksiyonel anlamda üç ana
gruba ayırabiliriz. Otomotiv grubu içerisinde, Koç Topluluğundan
hisse devriyle Kıraça’ya geçmiş olan Karsan ve Karsan
Pazarlama ile Karsat ve Karpej firmaları, ayrıca üretim ve
dağıtım yapan Başak ve Kırtrak firmaları yer almaktadır.
Yan sanayi grubunda yedek parça üretimi ve dağıtımı
yapan firmalar vardır. Üretim yapan Kırpart firması, dağıtım
yapan Karland firması, OES, Sunpar ve Karsat bu gruba
dahildir. Üçüncü olarak Dış Ticaret Grubunu ise Çatalca
Serbest Bölge’de faaliyet gösteren Kare ve İsviçre’nin
Cenevre şehrinde faaliyet gösteren Silco firmaları oluşturmaktadır.
Topluluğumuzun ana şirketi Kıraça Otomotiv Sanayi ve
Ticari Yatırımlar A.Ş. İstanbul’un Acıbadem
semtindedir. İçerisinde yer aldığımız sektör dolayısı
ile şirketler oldukça değişik lokasyonlarda faaliyet göstermektedirler.
SORU
Topluluk şirketlerinin büyüklüğü ve yapısı nasıldır?
YANIT
Şirketlerimizin çoğunluğu aşağı yukarı bir yıllık geçmişe
sahiptir. Dolayısıyla büyümekte olan şirketlerdir. Şu
an, şirketlerimizin büyük çoğunluğunu küçük-orta boy
sınıfına sokabiliriz. Ancak, iki firma var - Ki bunlar
Karsan ve Karsan Pazarlama’dır.- Koç Topluluğu içerisinde
uzun bir geçmişleri vardır, otomotiv sektörü içerisinde
uzun bir geçmişleri vardır. Bu şirketler, gerek
organizasyon yapıları itibarı ile, gerekse faaliyetleri
itibarı ile diğer şirketlerimizden daha büyük yapıdadırlar.
SORU
Kıraça Topluluğu için bilgi sistemleri çözümü araştırırken
nasıl bir yol izlediniz; nelere önem verdiniz?
YANIT
Geçtiğimiz yılın yaz aylarında topluluğun kurumsal yapısının
oluşturulması çalışmaları paralelinde, holding şirketi
konumunda olan Kıraça Otomotiv Sanayi ve Ticari Yatırımlar
A.Ş. bünyesinde finans, insan kaynakları gibi merkezi
fonksiyonlar oluşturulmaya başlandı. Bunlardan bir tanesi
de bilgi sistemleri idi. Bilgi sistemleri olarak 1998 Eylül
ayından itibaren çalışmalara başladık. O noktada, Bilgi
Sistemleri açısından önemli görülen iki nokta vardı.
Birincisi, şirketlerin faaliyetlerine başlaması durumunda
ve başlamış olanların da faaliyetlerini sürdürebilecekleri
teknik alt yapının oluşturulması. Bunun hemen ardından
da, farklı lokasyonlara dağılmış olan firmaları
elektronik olarak tek bir ortamda toparlayabilecek iletişim
altyapısının oluşturulması. İlk etapta yoğunlaştığımız
konular bunlardı. Tabii ki, bu altyapının üzerinde
topluluk standardı şeklinde kullanılacak uygulama çözümlerinin
oluşturulması gerekmekteydi. İşte o noktada bir tercih
kullanma durumunda kaldık. Faaliyetlerini yürütmekte olan
veya faaliyetine henüz başlamış olan firmaların bilgi
sistemleri olanaklarından yararlanmaları gerekliydi. Öte
yandan, kalıcı çözüm arayışlarımızın uzun sürmesi söz
konusu idi. Bu nedenle öncelikle, bu firmaların ihtiyaçlarını
gidermek amacıyla geçici bir çözüm araştırdık.
Fonksiyonel anlamda daha dar, fakat başlangıçtaki ihtiyaçları
karşılayabilecek tarzda uygulama çözümlerini gündeme
getirerek bunları hemen devreye aldık. Ancak, o noktada 2000
yılı başına kadar hazırlanmış olan master plan çerçevesinde
1999 yılının başından itibaren, topluluğun giderek bütün
şirketlerinde uygulamaya konulacak olan kalıcı uygulama
çözümünün yaratılması için de bir plan hazırladık.
Dolayısı ile, geçici uygulama ortamını oluşturduktan
hemen sonra 1998’in son aylarında bu amaçla çalışmalara
başladık. Toplulukta bilgi sistemleri için belirlediğimiz
temel strateji, merkezi ve çekirdek bir ekibin oluşturulması,
ve üçüncü parti firmalarla işlerin yürütülmesi yönündeydi.
Dolayısı ile, in-house yazılım geliştirme olayı baştan
beri gündemimizde değildir. Çok kaynak gerektiren ve
zahmetli bir olay. Bu nedenle, çözüm arayışımız
piyasadaki bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacak
alternatifler içerisinden olmak durumundaydı. 1999 yılı başında
bu yöndeki arayışımızı başlattık.
SORU
Kalıcı uygulama çözümünde hazır paket ve ihtiyaca özel
yazdırma arasında nasıl bir tercih ortaya koydunuz?
YANIT
Bir paket veya ERP çözümünü benimsemek yerine, şirketlerimizin
operasyonel altyapılarının henüz oluşmakta olduğu bir dönem
olması nedeniyle de, bizimle birlikte gelişecek ve genişleyecek
fakat topluluk olarak baktığımızda yine bir paket yazılım
felsefesiyle sahip olabileceğimiz bir ürünün daha doğru
olacağına kanaat getirdik. Bu noktada, daha önceden de
referansları itibariyle tanıdığımız Sistek firması ile
irtibatımız oldu. Sistek’in geçmiş tecrübelerine
dayanarak oluşturdukları çözümlerini paket mantığında
bir araya getirmekte oldukları yönünde bilgilendiğimizden,
gerek Sistek’in bu yöndeki hedefi, gerekse Kıraça Topluluğunun
ihtiyaçlarını giderme yönündeki tercihleri bir anlamda
buluşmuş oldu. Dolayısı ile, kalıcı çözümün yaratılması
konusunda Sistek ile birlikte çalışmaya başladık. Şubat
ve Mart aylarındaki ön çalışmaların ardından Nisan ayının
başından itibaren de Sistek/Total olarak adlandırılan çözümü
firmalarımızda aşama aşama kullanmaya başladık. Şu an,
Karsat firmasının üç ayrı lokasyonunda ve Karland firmasında
Total’in depo/lojistik, satınalma, satış, sipariş, cari,
muhasebe, araç satış ve stok modülleri çalışmaktadır.
1999 yılının sonuna kadar Sistek/Total çözümünü Kıraça’nın
tüm firmalarında uygulamaya almayı planlıyoruz. Bunun içerisinde
üretim ve malzeme ihtiyaç planlaması çözümü de olacaktır.
Şu ana kadar olan çalışmalar bu plana uygun olarak yürümektedir.
SORU
Bilgi Sistemleri çözümünde önemli bileşenlerden birisi
olan veritabanının seçiminde nelere dikkat ettiniz?
YANIT
Hazırladığımız master plan içerisinde ilişkisel
veritabanı olarak Oracle veya Microsoft SQL Server iki seçenek
olarak konulmuştu. Evet, veritabanını neden Oracle seçtik!
Oracle’ı Oracle olduğu için tercih ettik. Aşağı yukarı
17 yıldır bu sektörde çalışmaktayım. Birtakım ortamlar
konusunda tabii ki kendi değer yargılarım var. Yaklaşık 5
yıldan bu yana da Oracle veritabanı ile çeşitli çalışmaların
içindeyim. Kişisel tecrübelerim ve değer yargılarıma göre
tercihimi Oracle yönünde kullandım. Bu, nedenlerden birisi
olmakla birlikte, belki de esas önemli neden, Sistek firmasının
uygulamalarını Oracle veritabanı üzerinde ve Oracle geliştirme
araçları ile yaratıyor olmasıdır. Oracle konusundaki
yetkinlikleri bizi doğal olarak Oracle’a yönlendirdi.
Kullanılacak kalıcı uygulama ortamının “native”
olarak kullandığı veya önerdiği veritabanı yönetim
sistemi önemliydi. Bu noktada, Sistek ile olan birlikteliğimiz
Oracle konusuna ağırlık kazandırmış oldu. Tabii, Oracle
ürün yelpazesi olarak daha ileri bir noktada. Ayrıca,
fonksiyonel özelliklerinden ve teknolojik altyapısından çok
fazla fedakarlık yapmadan kişisel bazdan kurumsal baza kadar
ölçeklenebilir olması da önemli bizce. Ayrıca, Internet için
sunulan yeni olanaklar da bizim Oracle’ı seçmemizde etkili
oldu.